24 Ağustos 2011 Çarşamba

Zamanı durduran yok Çığlıklar akıttım duyan yok ...

Seni çektim içime
Hava diye, sen diye diye
Sınırları zorladım
Bitme diye, dön diye diye

Seni buldum içimde
Yara diye, sar diye diye
Zamanları topladım
Al diye, kal diye diye

Zamanı durduran yok
Çığlıklar akıttım duyan yok
Yok öyle biri, kimse yok
Saklayın beni
Örtün üstüme çiçekleri
Halim yok, halim yok

Bir şeyler saklı içimde
Sınırlar var, bilmem ki niye niye
Resimler eski halinde
Saklayın beni
Örtün üstüme çiçekleri
Halim yok!!!!

20 Ağustos 2011 Cumartesi

O bu şu değilde mutsuzum hemde çok.Hayatımda  herşey tersine gitmekte çaresizlik diz boyu bi o kadarda mutsuzluk.Herşey zor gelmeye başladı dayanılmaz bir hal almak üzere.Bıktım diye bağırıp çıkasım var dışarı.Neden üzülen ve hayal kırıklığına uğrayan ben oluyorum neden hep yanlış yapıyorum.YANLIŞ hayatım kocaman bir yanlıştan ibaret mutsuzluk ve çaresizlik diz boyu.Ben bu durumdan kurtulmak istedikçe daha dibe batıyorum.Ne yapıcağımı bilemeden yaşamaya çalışıyorum...

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Seni Seviyordum



Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...

Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...

Güldüğü zaman yukarıya bakardı;

Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...

Ne güzeldiler  sen bilmiyordun...

BEN SENİ SEVİYORDUM...

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler

Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu

Geri dönüyordu, çoğalarak

Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun

Kalp ağrısı oluyordun,

Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,

Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,

Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

Cesurduk...

Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...

Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...

Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun

Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra

Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları

Derken bir gün uzaktan gördüm seni...

Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı

Kalbimi acıttı her zamanki gibi...

Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...
İCLAL AYDIN
Söz yetmez bana,konuşsam kelimeler anlamsız kalır cümleler içinde.Gözlerimden akan yaşlar tercüman oluyor susan yüreğime.Derin bi yara bendeki geçmesi zor belkide çünkü ne zaman geçti desem canım daha çok yanıyor.Bekliyorum sadece susarak bekliyorum birşeyleri böyle değiştirceğimi sanarak.Yunus Emre'nin şu  güzel sözüne inanarak sözümü bitiriyorum.

OLsun be aLdırma,YARADAN YARDIR. Sanmaki zaLimin ettigi kârdır. MazLumun ahı indirir şâhı.HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR..!